WhatsApp’ı bırak, süper uygulamalara bak

84

WhatsApp’ın gizlilik politikalarını güncellemek istemesi ortalığı fena karıştırdı, ama WhatsApp’ı gölgede bırakan yetenekleriyle süper uygulamalar geliyor.

Bir süredir dünya genelinde gündemin ilk sıralarında oturan konulardan biri kuşkusuz WhatsApp’ın gizlilik politikasında yapmayı istediği değişiklik. Buna göre şirket, kullanıcılarına yeni sözleşmeyi onaylamadıkları takdirde kullanım dışı kalacaklarını dahi belirtti. Konu her ne kadar Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayanları -yasal sebeplerle- kapsamasa da Türkiye dahil pek çok ülkede kullanıcı homurdanmaları ekranımızdan eksik olmadı. Alternatif ‘mesajlaşma’ uygulamaları listelendi, karşılaştırmalar yapıldı. Türkiye özelinde başta Telegram ve Bip olmak üzere yeni kullanıcı sayısında inanılmaz artışlar yaşandı.

Örneğin Telegram’dan yapılan açıklamaya göre sadece üç gün içinde dünya genelinde 25 milyon kişi bu servise katıldı. Pavel Telegram’ın kurucusu Durov, bu dönemi “İnsanlık tarihinin en büyük dijital göçü” olarak tanımlamayı da ihmal etmedi. Durov’un 12 Ocak 2021 tarihli açıklamasına göre 25 milyon yeni kullanıcının %38’i Asya ülkelerinden, %27’si Avrupa’dan, %21’i Latin Amerika’dan ve %8’i de MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) ülkelerinden geldi. Durov’un açıklamasındaki şu ifade kuşkusuz isim vermemekle birlikte WhatsApp’ı hedef alıyor:

“İnsanlar artık gizliliklerini ücretsiz hizmetlerle değiştirmek istemiyor. Uygulamaları kritik bir kullanıcı kitlesine sahip olduğu sürece her şeyden paçayı sıyırabileceklerini düşünen teknoloji tekelleri tarafından artık rehin tutulmak istemiyorlar.”

Turkcell’in Bip uygulamasında da durumlar çok farklı değil. 12 Ocak’ta yapılan paylaşımda 6.4 milyon yeni kullanıcıdan bahsedilirken; 14 Ocak tarihli paylaşımda “6 günde 10 milyon kişi daha BiP’li oldu” ifadesine yer verilmiş. Bip, bu oranda olmasa da daha önceki hızlı kullanıcı artışını WhatsApp’a erişilemeyen birkaç günlük bir dönemde elde etmişti.

Peki ya süper uygulamalar?

Süper uygulamaların bu tanımlamayla çok fazla bilinmemesinin ardında başta Çin ve uzak doğu ülkelerinin olması yatıyor aslında. Alipay ve WeChat gibi dünyaya sonradan açılan uygulamalar en başarılı iki örnek olarak karşımıza çıkıyor. Bir uygulamanın süper uygulama haline gelebilmesi için çok sayıda servisi tek bir ekran üzerinden kullandırabilmesi gerekiyor. Mesajlaşma elbette ilk seçeneklerden biri, bunu dijital cüzdan, mobil ödeme, sağlık verilerinin takibi, yemek siparişi, market siparişi, araç ve bisiklet paylaşımı, seyahat ve konaklama rezervasyonu gibi servisler izliyor. Ne kadar zengin içerikli bir süper uygulama sunacağınız ise hayal gücünüz, teknik yeterliliğiniz, pazarlama yeteneğiniz ve çıkış yaptığınız ülkenin yasal düzenlemeleriyle ilgili.

PwC Türkiye tarafından, Strategy& Türkiye Lideri Kağan Karamanoğlu, Strategy& Türkiye Kıdemli Yönetici Danışmanı Soner Canko ve Strategy& Türkiye Direktörü Ozan Cığızoğlu imzasıyla yayınlanan “Süper Uygulamalar” başlıklı rapor sektörün içindekiler dışında konuya hakim olmayanların da anlayabileceği bir dille yakın geleceği resmediyor. Raporun Çin odaklı olmasının ardında en başarılı süper uygulamaların bu ülkeden çıkmış olmasının etkisi büyük. Üç süper uygulamanın analiz edildiği raporda bahsi geçen isimler ise WeChat, Alipay ve Meituan. Raporda uygulamalar dört alt başlıkla kategorilendirilmiş: Spotify ve Twitter gibi tek bir fonksiyona sahip geleneksel uygulamalar; Office 365 gibi uygulama paketleri, Gojek ve Grab gibi süper uygulamalar ile WeChat ve Alipay gibi üçüncü taraf geliştiricilerin kendi uygulamalarıyla dahil olduğu, kendi içinde devasa bir ekosistemi barındıranlar. Raporda da kendine yer bulan “WeChat’in 1 milyondan fazla mini uygulaması var” ifadesi bu ekosistemin ne kadar büyüyebileceğini net olarak ortaya koyuyor.

Gerçek bir süper uygulama: Meituan

PwC raporunda da öne çıkan Meituan gerçek bir süper uygulama örneği olarak karşımıza çıkıyor. Geçmişi 2003 yılına kadar giden şirket aylık 100 milyonun üzerinde aktif kullanıcıya sahip. WeChat ve Alipay’in aksine fatura ödemeleri ile e-devlet hizmetleri sunmayan şirketin gelişimi ise oldukça çarpıcı. Yalnızca Çin’de faaliyet göstermesine karşın ulaştığı yıllık yaklaşık 5.5 milyar dolarlık gelir başarısının canlı kanıtlarından biri. Peki Meituan’ın farkı ne? İlk fark, WeChat mesajlaşma, Alipay ise mobil ödeme platformu olarak kurulmasına karşın Meituan’ın bir restoran uygulaması olarak başlaması. Şirket 2010’da fırsat sitesi platformunu, 2012’de sinema biletini, 2013’te yemek siparişini ve otel rezervasyonu ekliyor. Yıllar içinde bu servislere tren ve uçak biletleri, kurumlar için tedarik zinciri çözümleri ile bulut tabanlı ERP servisleri, araç ve bisiklet paylaşımı ve otonom teslimat gibi seçenekler de dahil ediyor. Adeta bir kullanıcının pek çok günlük rutinini tek bir uygulamayla sunan Meituan’ın sloganı da bunu doğruluyor: “İnsanların daha iyi yemeğe ulaşmasına ve daha iyi yaşamasına yardımcı oluyoruz.”

Kaynak: PwC Network, Strategy& “Süper Uygulamalar” raporu

Yemek ve market siparişi ile sadece Çin’in değil, tüm dünyanın en büyük yemek dağıtım hizmeti sağlayıcısı haline gelen şirket, arka planda büyük veri analizi ve yapay zekaya ciddi yatırım yapıyor. 2019’da duyurduğu “otonom teslimat” ise oldukça ilgi çekici ve dünyadaki benzer işletmelere örnek olacak cinsten. Ocak 2019’da ABD’de düzenlenen dünyanın en büyük tüketici elektroniği etkinliği olan CES’e katılan şirketin burada tanıttığı yenilikleri arasında büyük veri optimizasyonlu bir sipariş platformu ve gönderim sistemi, karayolu ağı lojistiği içeren ve sürücüsüz araçların kullandığı teslimata (hem karayolu araçları hem de havadan drone’larla) odaklanan Meituan Autonomous Delivery (MAD) ile yemek ve eğlence sektörlerine yönelik dünyanın en büyük bilgi haritasını oluşturma hedefiyle geliştirdiği Meituan Brain de bulunuyor. Meituan Brain, yapay zeka destekli, yüz milyonlarca kullanıcı ve on milyonlarca tüccar arasındaki ilişkiyi temel alan akıllı lokal yaşam hizmetleri olarak tanımlanıyor. Son olarak Meituan’ın Çin’de en çok otel rezervasyonu yapılan uygulama olduğunu da ekleyelim.

Dünyadan süper uygulama örnekleri

Dünyadan örneklere geçmeden önce hemen her süper uygulamanın bir finans ve mobil ödeme ayağı olduğunu da belirtmek gerekiyor. Çin’de WeChat ve Alipay ile Güney Kore’de Kakao Talk bunun ilk akla gelen örnekleri.

Peki dünyada öne çıkan diğer süper uygulama örnekleri hangileri?

Yandex Go – Avrupa & Asya

Bazı yorumlara göre Yandex Go, Avrupa’nın ilk süper uygulaması olabilir. Yandex’in taksi uygulaması ile araç paylaşım hizmetini ilk etapta sunan uygulama elbette bunun için Yandex’in harita servisinden de faydalanıyor. Hizmet seçenekleri arasında taksi çağırma, restoranlardan yemek siparişi ile şehir içi kurye servisi bulunan Yandex Go, Rusya dışında Ermenistan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Letonya, Litvanya, Estonya, Sırbistan ve Moldova olmak üzere 12 ülkede kullanılabiliyor. Yandex’in Türkiye’ye yeniden aktif olarak dönmesi durumunda Yandex Go’nun da sunulması kuvvetle muhtemel.

Rappi – Latin Amerika

Süper uygulamalar söz konusu olduğunda Çin’deki örneklere en çok benzeyenlerin başında Rappi geliyor. Yaklaşık 3.5 milyar dolarlık değeriyle Latin Amerika’nın en değerli girişimlerinden biri olan şirket 2015 yılında kuruldu ve sadece beş yıl içinde bu konuma ulaştı. Kolombiya merkezli şirket ayrıca Arjantin, Brezilya, Şili, Kosta Rika, Ekvador, Meksika, Peru ve Uruguay’da da faaliyet gösteriyor.

Bir yemek dağıtım servisi olarak kurulan Rappi, e-scooter kiralama, mobil ödeme, P2P para transferi, sinema biletleri gibi çok sayıda hizmete erişim sağlıyor. Kullanıcılar Rappi dağıtıcılarından unuttukları bir şeyi kendilerine getirmelerini, köpeklerini gezdirmelerini hatta kıyafet satın almalarını dahi isteyebiliyor. Geniş bir ekosistem kurmak isteyen şirket sunduğu servislere ek olarak canlı konser yayını, online müzik dinleme ya da oyun oynama gibi ek avantajlar da sunmayı ihmal etmiyor.

LINE – Uzak Doğu

Japonya’nın süper uygulama markası haline gelen LINE, yola bir anlık mesajlaşma uygulaması olarak başlamıştı. Bugün sesli arama ve video konferans, ücretsiz oyunlar, taksi rezervasyonu, alışveriş merkezlerinin iç haritaları, Japonya’dan haberler, müzik dinleme ve video izleme servisi gibi çok sayıda seçenek sunuyor. P2P para transferi olanağı da veren LINE, tıpkı Apple Pay gibi mağazalarda alışveriş yapabilme yeteneğine de sahip. Mart 2011’de Japonya’da gerçekleşen 9 şiddetindeki deprem sonrasında iletişim ihtiyacını karşılamak amacıyla tasarlanan LINE’ın hedefinde ise kullanıcıların mobil dünyadaki tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir Akıllı Portal’e dönüşmek bulunuyor. Şirketin ofislerinin bulunduğu ülkeler ise Güney Kore, Tayland, Tayvan ve Endonezya.

Careem – Orta Doğu ve Kuzey Afrika

Bir dönem Türkiye’de de faaliyet gösteren ama Ocak 2020’de ayrılan Careem, Orta Doğu’nun öne çıkan süper uygulaması olarak listemizde yer alıyor. 2012 yılında Dubai’de kurulduğunda araç çağırma servisi olarak başlayan ve bu nedenle Uber’in bölgedeki rakibi olarak tanımlanan şirket, geçen yıl Uber tarafından satın alınarak bu tanımı tarihin tozlu sayfalarına göndermiş oldu.

Araç transfer hizmeti dışında taksi çağırma, bisiklet kiralama, yemek siparişi, alışveriş, kurye dağıtım seçenekleri sunan Careem, ayrıca Careem Pay markası altında mobil ödeme ve Recharge hizmetiyle de para transferi hizmeti veriyor. Şirket halen kurulduğu Birleşik Arap Emirlikleri haricinde Pakistan, Mısır, Suudi Arabistan, Irak, Ürdün, Lübnan, Cezayir, Fas, Filistin, Katar, Kuveyt ve Bahreyn’de faaliyet gösteriyor.

Paytm – Hindistan

Paytm’in yukarıda bahsettiğimiz diğer uygulamalara göre farklı bir yöntem izlediğini söylemek gerek. Pek çok süper uygulama alt servisler aracılığıyla büyümeye odaklanırken, Paytm bunu tıpkı WeChat’in bir seçenek olarak sunduğu gibi mini uygulamalarla gerçekleştiriyor. Hindistan’ın en büyük dijital ödeme platformu olarak yoluna devam eden şirket 300’den fazla işletmeyle anlaşmış durumda ve mini uygulama ağını hızla genişletiyor. Mobil ödeme hizmetini adeta bir dijital fatura ödeme merkezine dönüştüren Paytm aynı zamanda market dahil bir alışveriş sitesi. Bununla yetinmeyen şirket, aynı zamanda sinema ve uçak bileti satışı gibi işlerle uğraşıyor. Aynı zamanda bir banka gibi borsada hisse yatırımı, dijital altın alımı, emeklilik fonu yatırımı gibi finansal enstrümanlara da erişim olanağı veriyor. Bu açıdan bakıldığında bir FinTech çözümünün nasıl bir süper uygulamaya dönüşebileceği konusunda da önemli dersler veriyor.

Truecaller – İsveç & Hindistan

Bu yazıyı okuyanlar arasında istenmeyen numaraları engellemek için telefonuna Truecaller yüklemiş olanlar muhtemelen vardır. Peki, onca süper uygulama arasında Truecaller kendine nasıl yer buluyor? 2009 yılında İsveç’te Nami Zarringhalam ve Alan Mamedi tarafından kurulan şirketin temelinde istenmeyen numaraları engellemek var. Ancak kurucularının Hindistan kökenli olması, zamanla Truecaller’ın bir mobil ödeme servisi kurup Hindistan’da Paytm ile rekabete girmesine de yol açmış durumda. Buna ek olarak bir mesajlaşma servisi de yine Truecaller kullanıcılarıyla buluşuyor. 2021 yılı başında mesajlaşma hizmetini devreye alan Truecaller bu açıdan WhatsApp’ın boşluğunu doldurmaya aday isimlerden biri. Hindistan’daki rekabet ise bugün için olmasa bile Çin’deki Alipay ve WeChat rekabetini andırıyor.

OMNi – Kosta Rika & Singapur

Dijital dünyanın en faydalı özelliklerinden biri belki de yapılan işi coğrafya ile sınırlamaması. Bunun örneklerinden biri olarak karşımıza çıkan OMNi, Kosta Rika ve Singapur ofisleriyle hizmet veriyor. 2019’da ilk duyurulduğunda kendini “Orta Amerika ve Karayipler’in ilk süper uygulaması” olarak konumlandıran şirket, daha ilk yılında sadece Kosta Rika’da 500 bin indirmeye ulaşmış durumda. Şirketin felsefesi dört dikey alana odaklanmış: Mobilite, finansal teknoloji, yaşam tarzı ve sağlık. Şirket, bu kapsamda OMNi Moni altında mobil ödeme ve para transferi sunarken, mobilite servisleri olarak taksi çağırma, bisiklet paylaşımı ve elektrikli scooter kiralama seçenekleri sunuyor. Yaşam tarzı alanında kurye ile teslimat, eğlence ve e-ticaret hizmetlerini toplayan şirket, diğer süper uygulamalarda pek görülmeyen sağlık konusuna da el atmaya hazırlanıyor. OMNi, bu başlık altında ilaç eczane, sigorta, sağlık kayıtları ve yine uygulama içinden telesağlık hizmetleri sunmayı amaçlıyor.

Grab – Güney Doğu Asya

2012 yılında kurulan Grab, bir dönem Uber ile kıyaslanmış fakat kısa sürede Uber’den çok daha fazlasını sunan bir şirket olarak takdirleri üzerine toplamıştı. Singapur’da kurulan ve bugün Malezya, Endonezya, Tayland, Vietnam, Filipinler, Myanmar ve Kamboçya’da 500’ün üzerinde şehir ve bölgede hizmet veriyor.

Mobil ödeme, transfer hizmeti, yemek dağıtımı, market, sigorta, sinema vb. bilet alımı ve ilk çıkış hizmeti olan araç çağırma servisleri sunan Grab, ayrıca çalıştığı mağazalara yönelik olarak GrabPay ile temassız ödeme ve GrabFinance ile sorunsuz finansman desteği sunarken, GrabFood ile de restoranların gelişimine katkı sağlıyor.

Grab’ı farklılaştıran unsurlardan biri de yaptığı pek çok işbirliği. Örneğin Panasonic’le bir kampanya başlatan şirket, Panasonic’in iç mekan hava kalitesini iyileştiren yeni cihazının tanıtımı için GrabCar Premium’a bağlı araçları kullanıyor. Bu kampanya kapsamında 5 bin 500 GrabCar Premium aracına Panasonic’in Nanoe isimli hava temizleyicileri yerleştirilirken ürün doğrudan potansiyel müşteriler tarafından deneyimlenmiş oluyor. Bu kapsamda GrabCar Premium araçlarının sürücüleri de aylık ürün yerleştirme ücreti elde ederek ek gelir elde ediyor.

Gojek – Güney Doğu Asya

Güney Doğu Asya’dan çıkıp bölgeye yayılan bir diğer uygulama da Gojek. 2010 yılında Endonezya’da araç çağırma olarak yola çıkan Gojek, bugün Endonezya, Singapur, Tayland ve Vietnam olmak üzere dört ülkede faaliyet gösteriyor. Sunduğu servisler ise ulaşımdan yemek dağıtımına, mesajlaşmadan elektronik paraya ve ödeme sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ve toplamda sayıları 20’yi geçiyor. Bununla birlikte Gojek altında ek bir sadakat programı da bulunuyor.

Alt servislere bakıldığında ise araç ve motorsikletle transfer (evet, biri motorsikletle sizi istediğiniz noktaya götürüyor), taksi çağırma, hızlı gönderi servisi, yemek getirme hizmeti, anlaşmalı eczanelerden ilaç ve vitamin temini, market alışverişi, mobil ödeme, uçak bileti alımı, fatura ödeme, Gojek’ten alınan hizmetlere ait ödemenin ay sonunda yapılabilmesini sağlayan PayLater, GoPay ile altın alım satımına olanak tanıyan GoInvestasi, telematik teknolojisi ile güvenli sürüşü destekleyen araç sigortası, salgın hastalıklar nedeniyle hastaneye yatılması durumunda günlük nakit tazminat sağlayan farklı bir tür sağlık sigortası, motorsiklet kazaları için ayrı bir sigorta ve hatta cep telefonunuz için “kırık ekran sigortası” gibi çok farklı seçenekler bulunuyor. Bu anlamda Gojek’teki ürün ve hizmet çeşitliliğinin Çin’dekiler dahil yukarıda örneğini verdiğimiz pek çok süper uygulamadan fazlasını sunduğunu rahatlıkla söylemek mümkün.

Gojek de diğer pek çok süper uygulama gibi oluşturduğu ekosistem ve hayatına temas ettiği kişi sayısıyla övünüyor. Şirketin sitesindeki “Sosyal Ekonomik Etki” başlığı altındaki verilere göre 2018’de bu etkinin parasal karşılığı yaklaşık 44.2 trilyon Rupi, yani 3 milyar dolar. Yine aynı başlıktaki çalışılan mağaza/tüccar etkisine baktığımızda iş ortaklarının %93’ü mevcut işlem hacimlerini yukarı taşıyor.

Son olarak şirketin yatırımcıları arasında Google, Tencent, Paypal ve Facebook’un da olduğunu ekleyelim.

Yazıda geçen süper uygulamalar hangi servisleri veriyor?

Bir holding ya da havayolu şirketi süper uygulama çıkarabilir mi? İki örnek neden olmasın diyor…

Yazıyı hazırlarken yaptığım araştırmada iki örnek dikkatimi çekti. Yukarıdaki tüm örnekler birer mobil servis olarak yola çıkıp zamanla bu eksende gelişimini sürdürenler. Ancak iki örnek var ki neden farklı bir yol olmasın ki dedirtiyor.

Bunlardan ilki AirAsia. Malezya merkezli havayolu şirketi mevcut mobil uygulamasını bir süper uygulamaya dönüştürdüğünü birkaç ay önce açıkladı. İlk etapta COVID-19 nedeniyle böyle bir girişim başlatıldığı düşünülse de şirketin CEO’su Tony Fernandes, bunun iki yıllık bir çalışmanın sonucu olduğunu, pandeminin sadece süreci hızlandırdığını belirtiyor.

AirAsia’nın süper uygulaması başlangıçta üç servis ile yola çıkıyor. Bunlardan ilki olan BigPay bir dijital ödeme uygulaması ve şirketin süper uygulama yolunda ekosisteme dahil ettiği bir servis. İkincisi grup bünyesindeki Teleport. Bu servis lojistik, e-ticaret ve teslimat işleriyle ilgileniyor. Üçüncü ve son servis ise yiyecek ve içecek hizmeti veren Santan. Uygulamanın ilginç yanlarından biri ise kullanıcıların AirAsia dışındaki havayollarından da uçuş rezervasyonu yapabilmesi. Otel ve uçuş rezervasyonları yeni oluşturulan bir sadakat programı ile birleştiriliyor. Bangkok Post’ta konuyla ilgili çıkan bir haberde AirAsia’nın bölgenin güçlü süper uygulamaları Grab ve Gojek ile zorlu bir rekabete gireceği de belirtilirken piyasa değerlerine dair bir bilgi de verilmiş: Grab’ın piyasa değeri 14 milyar dolarken Gojek 10 milyar dolarda. AirAsia ise Kuala Lumpur Borsası’ndaki verilere göre 624 milyon dolarda (Ekim 2020 verilerine göre) kalıyor.

İkinci örnek ise yalnızca Hindistan’ın değil, dünyanın da en büyük şirketlerinden biri olan Tata Group. İlk olarak Eylül ayında basına yansıyan haberlere göre grup, kendi bünyesinde bir süper uygulama geliştirmek için ciddi hazırlık içinde. Teknik altyapısının grubun teknoloji şirketi Tata Teleservices tarafından hazırlandığı belirtilen haberlere göre grup ilk etapta alışveriş uygulaması Tata CliQ, marketlere yönelik e-mağaza StarQuik ve çevrimiçi elektronik platformu Croma’nın servislerini kullanacak. Hedef ise özellikle alışveriş tarafında Amazon ve Flipkart gibi rakiplerin önüne geçmek.

Hindistan merkezli Business Today sitesinde çıkan bir yazıda şirketin süper uygulama için çeşitli yatırımcılarla görüştüğü de belirtiliyor. Öne çıkan isim ise daha önce Flipkart’ın %66 hissesini 16 milyar dolara satın alan Walmart. Yeni uygulama için bahsi geçen tahmini tutar ise 20-25 milyar dolar seviyesinde. Sadece bu bile bir süper uygulamanın nasıl bir ölçeğe sahip olabileceğini göstermesi açısından önemli.

Türkiye’den ilk süper uygulama ne zaman çıkar?

Türkiye özelinde baktığımızda ise bu yolda ilerleyen ya da ilerleyebilecek çeşitli örnekler var. Bunlardan akla gelen ilk üçü adeta kendi aralarında yarışan Yemeksepeti ve Getir. Diğer aday ise WhatsApp’ın gizlilik politikasıyla tekrar gündemde kendine yer bulan Bip. Üçü için de süper uygulama olmanın ilk adımı finansal servisler olarak görünüyor. Bununla birlikte Denizbank’ın FastPay’i, Garanti Bankası’nın GarantiPay’i gibi servisler de potansiyel olabilecek adaylar. Aynı şekilde BKM Express de bu kervana katılabilecek bir potansiyel taşıyor. Bu servisler doğrudan olmasa bile bir başka süper uygulamaya entegre olarak kullanıcı sayısını ve işlem hacmini oldukça yukarılara taşıyabilir. Tıpkı PWC raporunda belirtildiği gibi strateji asıl kritik nokta olacak: “Lider konumda mı olacaklar?”, “Ekosistemin aktif bir oyuncusu mu olacaklar?” yoksa sadece “Arka planda hizmet mi sunacaklar?”