Okyanuslar iletişimin kalbi haline geldi

985

Her gün sayısız e-posta gönderiyor, sosyal medya kanallarında bir şeyler paylaşıyor, online alışveriş yapıyor veya bankacılık işlemleri gerçekleştirebiliyoruz. Tüm bunların arkasında ise güçlü bir iletişim altyapısı bulunuyor. Bu iletişim altyapısının temelinde ise fiber optik kablolar bulunuyor. İletişim kurulan ya da daha geniş bir tanımla, veri alışverişinde bulunulan her işlemin ardında bu altyapının kritik bir rolü bulunuyor.

Uluslararası iletişimin sağlanması noktasında işte bu nedenle 1850’lerden bu yana okyanus altına kablolar döşeniyor. İlk olarak İrlanda ile bugün Kanada sınırları içinde yer alan Newfoundland arasında 4 yıllık bir çalışmayla döşenen kablo iki kıtayı birleştirdiğinde takvimler 16 Ağustos 1858’i gösteriyordu. Ancak büyük umutlarla hayata geçirilen ve telgrafla iletişimi sağlayan bu girişim, okyanusun tuzlu sularının kablolara zarar vermesi nedeniyle bir süre sonra işlevsiz hale gelmişti.

Aradan geçen 157 yılın ardından okyanuslar iletişimin kalbi haline geldi. Business Insider’ın yayınladığı çalışmaya göre bugün tüm dünyayı kaplayan 300 kadar hat telgrafın değil ama internetin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlıyor. Toplam uzunluğu 885 bin kilometreyi bulan ve okyanus tabanına serilen bu kabloların oluşturduğu hatların en uzunu Almanya ile Güney Kore arasında bulunuyor. 24 bin mil, yani 38 bin kilometreyi aşan uzunluğa sahip bu hat sınırları aşma noktasında teknolojinin geldiği yeri gösteriyor.

Okyanus tabanındaki bu kabloların kritik öneme sahip olmasının bir başka nedeni ise internetin ihtiyaç duyduğu iletişimin neredeyse tamamını kapsaması. Eylül 2015 itibariyle toplam veri trafiğinin yüzde 99’u bu kablolar üzerinden geçiyor.

Görsel: TeleGeography