İnsan kaçakçılarıyla denizin ortasında

1033

Çoğunlukla etnik zorlamalar ve bitmek bilmeyen savaşlar, bazen de ekonomik yaşam, insanlara yaşadıkları yerleri terkedip bir başka ülkede yeni bir hayata başlama kararı aldırabiliyor. Ancak bu göründüğü kadar basit değil ve büyük kısmı kaçak yollarla gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Yaşanan ölümlü kazalar, kaçak göçmen sorununun yalnızca Afrika ve Avrupa arasında olduğu izlenimini uyandırsa da bu global bir sorun.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) her yıl yenilediği Küresel Eğilimler Raporu’nun Haziran 2015 tarihli güncel versiyonuna göre 2014 sonunda 60 milyona yakın kişi zorla yerlerinden edilmiş durumda. Aynı rapora göre bu her gün ortalama 42 bin 500 kişinin mülteci, sığınmacı olduğu ya da yaşadığı ülke içinde yerinden edildiğini gösteriyor. Raporun verileri ürkütücü; son dört yıl içinde tam dört kat artış…

Bu artış, ölümlü kazaları da beraberinde getiriyor. 2014’te sadece Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya deniz yoluyla geçmeye çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısı 3200’ün üzerinde. Resmi kaynaklara göre aynı bölgede batmak üzere olan gemilerden kurtarılanların sayısı ise 170 binden fazla. Son 20 yılda hayatını kaybedenlerin sayısı ise 20 bini geçiyor. En azından resmi kayıtlara yansıyan kısmı.

Medyada karşılaşılan tablo herkes tarafından farklı algılanabiliyor. Ancak bu tip bir yolculuğu yapan birini dinlemekte fayda var. Fotoğrafçı olarak çalışan Barat Ali Batoor, ölüm tehdidi aldığı ülkesinden kaçmak için insan kaçakçılarıyla anlaşıp tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Batoor’un yaşadığı ve karşılaştığı olaylar, dünyanın bu bir türlü çözülemeyen sorununun önemli bir özeti olma niteliği de taşıyor.