Türkiye’deki öğrencilerin öncelikleri farklı

324

Dünyanın önde gelen danışmanlık şirketlerinden biri olan Deloitte, 30 ülkede 211 bin üniversite öğrencisi ile yaptığı araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Bankacılık ve Sigortacılık Sektörlerinde Yetenek başlıklı raporlar, aynı zamanda Türkiye’deki öğrencilerin diğer ülkelerdeki öğrencilerle arasındaki öncelikli çalışılmak istenen sektör farkını da ortaya koydu.

Araştırmaya göre, işletme ve ekonomi öğrencilerinin en çok tercih ettiği sektörler listesinde bankalar, dünya genelinde bu yıl da hızlı tüketimin gerisinde kaldı. Türkiye’de ise geçen yıl hızlı tüketimi ilk sıraya yerleştiren öğrenciler, bu yıl araştırmaya holdinglerin dâhil olması ile birçok sektöre yönelik imkân sunan holdingleri ilk sıraya koydu. Bu nedenle hızlı tüketim ikinci, yazılım ve bilgisayar sektörü üçüncü sıraya gerilerken, geçen yıl ikinci sırada olan bankacılık ise dördüncü sıraya geriledi. Sigortacılık ise globalde 30 sektör arasında 18’inci sırada bulunurken, Türkiye’de de işletme ve ekonomi öğrencilerinin tercihlerinde geri sıralarda yer alıyor. Nitekim araştırmanın gerçekleştirildiği ülkeler arasında sigorta sektörünün öğrenciler açısında çekiciliğinde Türkiye 20. sırada karşımıza çıkıyor.

Deloitte Türkiye Finansal Hizmetler Endüstrisi Lideri Hasan Kılıç, bu farklılığı sektörlere duyulan algının değişmesinin bir sonucu olarak yorumluyor: “Bankalar artık sadece kendi aralarında değil, teknoloji sektörü oyuncularıyla da yarışıyor. Özellikle, finansal teknoloji şirketleri bankacılık değer zincirinden aracılık faaliyetini devre dışı bırakarak sektörde dönüşüme yol açıyor. Bankalar özellikle sosyal medyanın yaygınlaşması ile yeni bankacılık ürünleri ile ön plana çıkmakla birlikte, yenilikçi olarak algılanmıyor; en çok para, prestij, finansal güç ile özdeşleştiriliyor.” diyen Kılıç, bankacılığa eğilimi olan öğrencilerin finansal güç, prestij ve yüksek geliri daha değerli gördüğünü ifade ediyor. Bunun, bankalar için bir risk teşkil ettiğine dikkat çeken Kılıç, bankaların yenilikçiliği vurgulamalarının önemli olduğunu kaydediyor.

Sigorta sektörünün öğrenciler tarafından tercih edilmeme sebebini yorumlayan Deloitte Türkiye Sigortacılık Sektörü Lideri Müjde Şehsuvaroğlu ise sektörün farkındalığının hem toplum genelinde hem de kariyer fırsatları için düşük seviyede olduğunu belirtiyor. “Yazılan brüt primlerin gayri safi yurt içi hasılaya oranına bakıldığında Avrupa’daki bazı pazarların (2014 için Türkiye 1,45; Fransa 9,1; Almanya 6,5) oldukça altında yer almamız da bu durumu destekliyor.” diyen Şehsuvaroğlu, sektörün yetenek arayışındaki holdingler, hızlı tüketim, bilgisayar ve yazılım, bankacılık ile rekabet içinde olduğunu ifade ediyor. Şehsuvaroğlu, özellikle analitik, dijital yetkinliklerin ve yeni teknolojilerin kullanımının önem kazanacağı yakın gelecekte sektörün de buna uygun çalışmalar yapması gerektiğinin altını çiziyor.

En ideal işverenler

Rapor, öğrencilerin gözünden ideal işverenleri de sıralıyor. Buna göre ilk beş ideal işveren arasında bulunan Google ve Microsoft gibi global teknoloji şirketlerine ek olarak 2015’te ilk defa listeye dahil edilen holdingler arasında Koç ve Sabancı ile birlikte THY de yer alıyor. Öğrencilerin holding kuruluşlarına ilk beş sıralamalarının başında yer vermeleri, holdingleri köklü olmaları, güven inşa etmeleri, global iş ortaklıklarına sahip olmaları ve tek bir sektör yerine farklı sektörlerde kariyer imkanları sunmaları nedeniyle diğer sektörlerden daha çekici bulduklarına işaret ediyor.

Öğrenciler arasındaki bir diğer farklılık ise kariyer hedeflerindeki öncelikler olarak sıralanıyor. Buna göre dünya genelinde bankacılığa eğilimi olan öğrenciler ‘iş-özel hayat dengesini’ en öncelikli kariyer hedefi olarak görürken, ikinci sıraya ‘işlerinin güvende olmasını’, üçüncü sıraya ise ‘kişilere liderlik ya da yöneticilik yapmayı’ yerleştiriyor.

Türkiye’de ise durum farklı seyrediyor. Türkiye genelinde bankacılığa eğilimi olanlar ‘kişilere liderlik ya da yöneticilik yapmayı’, ‘uluslararası bir kariyere sahip olmayı’ ve ‘girişimcilik/yaratıcılığı’ ilk üç sıraya koyarken, ‘işlerinin güvende olması’ ve ‘iş-özel hayat dengesi’ ise dört ve beşinci sırada karşımıza çıkıyor. Sigortacılığa eğilimi olan öğrenciler için sıralaması farklı olsa da, ilk üç aynı şekilde belirtiliyor.

Bankacılığa eğilimi olan öğrenciler globalde profesyonel eğitim ve gelişim, gelişimi destekleyecek liderlerin yanı sıra yüksek gelir arzu ederken, Türkiye’de ise, şirket içinde gelişim için net bir kariyer yolu sağlayacak, eğitim ve gelişimlerine yatırım yapacak şirketlerde çalışmayı arzuluyor. Yüksek gelir ilk 10 arasında olsa da, sadece 7. sırada geliyor.

İlgili raporlara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Manşet görseli: Freepik