Siyasi partilerin son 10 yıldaki ciroları

1304

Siyasi partilere yapılan hazine yardımları pek çok şirketin imrenerek baktığı tutarlara ulaşmış durumda. Her yıl bütçeden milyonlarca TL pay alan siyasi partiler şirketlerin aksine vergi de vermiyor.

Siyasi partiler gelir elde etmek amaçlı kurulmuş şirketler değil. Anayasa’da da devletin hakça ve adil bir şekilde siyasi partilere yardım yapma hükmü bulunuyor. Anayasa’nın 1995’te yenilenen 68. maddesi; “Siyasi partilere, Devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar.” ifadesi yer alıyor.

Anayasa’da belirtilen bu “yeterli düzeyde ve hakça” ifadesi ise zaman içinde değişikliğe uğramış. Hatta bu konu TBMM gündemine de getirilmiş. Örneğin 16 Ekim 2012 tarihinde, o dönem Diyarbakır Milletvekili olan BDP’den Altan Tan (son genel seçimde de HDP’den Diyarbakır Milletvekili seçildi), Meclis Başkanlığı’na hazine yardımlarını temel alan bir Siyasi Partiler Kanunu değişikliği talep etmiş. 2 Kasım 2012 itibariyle TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na aktarılan talepte milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların yüzde 1’den fazlasını alan partilere de yardım yapılmasına değinilmiş.

Yardımların tarihçesi

İlk olarak 1965 yılında başlayan siyasi parti yardımları 1982’de kaldırılmış, ancak 1984’te yeniden devreye alınmış. Bu yeniden devreye alınmadan yalnızca birkaç yıl sonra, 1988’de devletten yardım parası kriteri, “genel seçimlerde toplam geçerli oyların yüzde 7’sini alma” olarak düzenlenmiş. Bir sonraki değişiklik ise sadece iki yıl sonrasını, 1990’ı gösteriyor. Bu tarihte ilgili kanun “TBMM’de en az 10 milletvekili bulunan partiler, yüzde 7’den fazla oy almamış olsa bile yardım alabilir” şeklinde yeniden düzenlenmiş.

Takvimler 1995’i gösterdiğinde ise Anayasa’nın 68. maddesi ile siyasi partilerin aldıkları hazine yardımı “anayasal hak” haline getirilmiş. Uzunca bir süre bu şekilde devam eden ilgili maddede bir ara değişiklikle 10 milletvekili sınırı “en az 3 milletvekili” olarak güncellenmiş. 2005 yılında ise Ak Parti yönetimi ilgili maddeyi yeniden düzenleyerek “ayarlarla” yeniden oynamış.

Görsel: meclishaber.gov.tr
Görsel: meclishaber.gov.tr

Ak Parti ve CHP’nin ortak imzasıyla…

2005’teki bu olayın ilginç bir yanı ise değişikliğin AK Parti ve CHP milletvekilleri tarafından ortak hazırlanmış olması. Yasadaki değişiklik, hazine yardımlarından genel seçimlerde yüzde 7’nin üzerinde oy alan siyasi partilerin yararlanmasını getiriyor. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ye iade ettiği kanun mecliste hiçbir değişiklik yapılmadan aynen kabul edildiği için Sezer bu değişikliği 5 Mayıs 2005’te onaylamak zorunda kalmış. Sezer’in iadesinde gerekçe olarak şu ifadeler kullanılmış:

“Halkın siyasal partilere ve siyasal yaşama ilgisinin yeterli olmadığı durumlarda, girişilen iktidar yarışında siyasal partilerin parasal kaynakları arasındaki büyük eşitsizlikler, ulusal istencin seçim sonuçlarına adil biçimde yansımasına engel oluşturabilmektedir. Bu nedenle, demokratik yaşamın vazgeçilmez öğeleri olan siyasal partilere Devlet yardımı yapılması, anayasal önemi yanında, demokratik düzenin gereğidir.”

Türkiye siyasi parti haritasındaki tablo, yüzde 7’lik hazine yardımı barajını bugüne kadar çok az partinin aşabildiğini gösteriyor. 2006 yılında yardım alabilecek kadar oy alan partiler AK Parti, CHP, DYP, MHP ve Genç Parti olarak sıralanıyor. Bu durum yıllar içinde AK Parti, CHP ve MHP üçlüsünün ortaklaşa tüm tutarı bölüştüğü bir tabloyu karşımıza getiriyor.

Seçim yıllarında üç kat fazla yardım

Hazine’den siyasi partilere yapılan yardımlar her yıl tutar bakımından değişiklik gösteriyor. Ancak bu değişim, günlük yaşamdaki pek çok konuda karşımıza çıktığı gibi enflasyon oranında bir artışla değil, toplam bütçe gelirlerinin 5000’de 2’si olarak hesaplanıyor. Bir diğer konu ise yapılan yardımların genel seçimlerin olduğu yıllarda katlanması. Yerel seçimlerin olduğu yıllarda hazine yardımları iki katına çıkan partiler, genel seçimlerde ise üç kat fazla para alıyor. Ancak seçimlere 20’den fazla parti katılırken, üç kat fazla yardım alma hakkını da seçime katılan tüm partiler değil, sadece bir önceki seçimde yüzde 7’yi aşanlar hak edebiliyor.

Dünyada siyasi partiler yardım alıyor mu?

Bu durum, ülkeden ülkeye değişmekle birlikte yardım alan siyasi partilere bu yardımları belirli alanlarda kullanma sınırı getiriliyor. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi’nin Ekim 2009 tarihli sayısında Atakan Hatipoğlu imzasıyla yayınlanan, “Siyasi Partilere Hazine Yardımı: Sosyolojik Bir Değerlendirme” başlıklı yazı, bazı ülkelerdeki durumlardan örnekler de veriyor.

Yazısında siyasi partilere hazine yardımı uygulamasının 1960’lı yıllara kadar hiçbir ülkede gündeme gelmediğini belirten Hatipoğlu, İngiltere, Fransa, ABD ve İsveç’ten örnekler veriyor. ABD’de başkanlık seçimleri için önceden belirlenen limitlerde oy alabilmiş başkan adaylarına kendi talepleri halinde hazine yardımı yapıldığını belirten Hatipoğlu, İngiltere’de ise düzenli bir hazine yardımı olmadığını söylüyor. Ancak bu ülkede parlamentodaki parti gruplarına, “parlamento çalışmalarında kullanma taahhüdü karşılığında ve sekreterya, otomobil ve şoför masfraflarıyla sınırlandırılmış yardımlar yapıldığını kaydediyor. Fransa’da 1988’den sonra siyasi partilerin hazine yardımı almaya başladığını ifade eden Hatipoğlu, bu yardımın yarısının oy oranlarına göre, kalan yarısının ise oran gözetilmeksizin tüm partilere dağıtıldığına dikkat çekiyor. İsveç’teki durumu, “en az yüzde 2,6 oy ya da mecliste bir sandalye sahibi olma” şartıyla özetleyen Hatipoğlu, Avusturya’da yüzde 1, Yunanistan’da yüzde 3’lük oy alma limiti bulunduğunu sözlerine ekliyor.

Hatipğlu’nun yazısında dikkat çeken bir diğer ülke ise İtalya. Ülkede 1993’te yapılan bir referandumla hazine yardımları tamamen kaldırılmış, ancak politikacılar sadece dört yıl sonra bir kanun çıkartarak uygulamayı yeniden yürülüğe almış.

Hangi siyasi parti ne kadar “ciro” yaptı?

Bu bir anlamda karşılıksız yardımlar için ciro benzetmesi uygun olabilir. Seçim hasılatına göre pay alan partilerin pek çok ülkedekinin aksine neden yardım aldığı ya da neden bu yardımların belirli bir kesimle sınırlandırılmış olduğu da tartışılabilir. Ancak bunu başka bir dosyada ele almak kaydıyla sizleri son 10 yılda Hazine’den para yardımı almış siyasi partilerin ne kadar yardım aldığı tablosuyla başbaşa bırakıyoruz.

partiyardimlari_2005-2015

Siyasi partiler şirket olsaydı?

Eğer siyasi partiler bu tutarlara bir şirket olarak ulaşsaydı. Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yerlerini alacaktı. Bu başlığı iki farklı listede incelemekte fayda var. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan İSO 500 ve Capital dergisi tarafından yayınlanan Capital 500. Her iki liste de vergi vb. giderler hariç ciro bedelleri üzerinden listeleme yapıyor.

İSO 500 listesinin en güncel versiyonu 2013 yılına ait. Ancak şirketlerin gelirlerinde yıldan yıla ciddi artışlar olmaması nedeniyle 2014 ve 2015 için de bu değerleri baz almak sıralamada çok ciddi bir değişikliğe yol açmayacaktır.

AK Parti’nin bugüne kadar aldığı en yüksek yardım tutarı, içinde bulunduğumuz 2015 yılı. Seçim yılı olması nedeniyle normalin üç katı yardım alan AK Parti, 298 milyon TL’lik geliriyle Türkiye’nin en büyük 312. şirketi oluyor. Son seçimler sonrası dört partiye bölünen yardımlar sonrası 2016’da 82,9 milyon TL gelir elde edecek olan AK Parti, ikinci 500 büyük şirket arasına dahil olamıyor. Bu listenin 500. sırasında, yani toplamda Türkiye’nin en büyük 1000. şirketi olan Nestle Waters’ın 83,1 milyon TL’lik gelirine yakın bir değer elde ederek 1000 – 1050 arasındaki listede kendine yer bulabiliyor.

CHP’ye baktığımızda ise 2015’te aldığı 115,3 milyon TL’lik yardımla 794. sırada kendine yer buluyor. CHP, 2016’da 50 milyon TL’nin biraz üzerinde bir hazine yardımı alacak.

MHP ise 2015’te 77,8 milyon TL hazine yardımı almıştı. 2016’da 33 milyon TL yardım alacak olan MHP bu değerle İSO’nun ne 2013 listesinde ilk 1000 şirket arasında kendine yer bulamıyor. Aynı durum, 2016 itibariyle hazine yardımı almaya başlayacak olan HDP için de geçerli. HDP’nin önümüzdeki yıl alacağı yardım miktarı 26,6 milyon TL.

Güncelleme (17 Haziran, 11:00): İstanbul Sanayi Odası 2014 listesini yayınladı. Buna göre AK Parti 348. sıraya yerleşiyor, CHP ve diğerlerinin sırası ikinci büyük 500 şirketin açıklanması sonrası netleşecek.

Capital 500 listesine baktığımızda ise siyasi partilerin bu değerlerle Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasına giremediği görülüyor. Capital 500’ün son sırasında bulunan AE Arma Elektropanç şirketinin 330 milyon TL gelir elde ettiği görülüyor.

2005 – 2015 arasındaki döneme bakıldığında ise AK Parti’nin toplamda 1 milyar 232 milyon TL hazine yardımı aldığı görülüyor. Bu tutar CHP için 588, MHP için 338, DYP için 59, Genç Parti için 15 ve ANAP için 5 milyon TL düzeyinde.

Tek gelir hazine yardımı değil

Siyasi partiler, bu yardım tutarlarının dışında da çeşitli gelirlere sahip. Bunların başında ise üyelik aidatları ile özellikle genel seçimler öncesinde milletvekili adaylarından aldıkları “aday olma ücretleri” dikkat çekiyor.

Son genel seçimler öncesinde medyaya da yansıyan bu ücretler partilere göre değişiyor. Örneğin AK Parti’nin 2015 genel seçimler öncesi milletvekili aday adayları için belirlemiş olduğu tarife erkek adaylar için 5 bin TL, kadın adaylar içinse 2 bin 500 TL. Parti yönetimi, engelli adaylardan herhangi bir ücret talep etmediğini açıklamıştı.

CHP için de benzer bir tarife sözkonusu. Buna göre kontenjan adaylığı için başvuranlardan 7 bin 500 TL alan CHP, önseçime girecek adaylardan 5 bin TL alırken, kadınlar, engelliler ve gençlerden ise 2 bin 500 TL talep etmiş.

MHP, 2015 seçimleri için tek bir tarife belirlemişti. Parti yönetimi, aday adaylarından 2 bin TL başvuru aidatı talep etmişti.

HDP ise milletvekili aday adaylığı için başvuran erkeklerden 2 bin TL alırken, kadın ve 27 yaş altındaki gençlerden 1000 TL talep etmişti. HDP de AK Parti gibi engelli aday adaylarından ücret talep etmiyor.

Diğer partilere bakıldığında ise ya herhangi bir ücret talep edilmediği ya da üsttekilere oranla çok daha makul tutarlar istendiği görülüyor. Bağımsız adaylara bakıldığındaysa ilgili tarifenin Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlendiği görülüyor. Buna göre adaylar, en yüksek derecedeki devlet memuruna mail haklar kapsamında yapılan her türlü ödemenin 1 aylık brüt tutarı kadar parayı ilgili mal sandığına yatırmakla yükümlü. 2015 seçimleri için 10 bin 167 TL olarak belirlenen bu tutarı yatıranlar arasında adaylıktan vazgeçenler (Haziran’daki seçim için Nisan ayına kadardı) bu tutarı geri alabiliyor.