Otomobilde sıfır emisyon savaşları

324

Elektrikli otomobiller sizce ne kadar eski olabilir? İlk aklınıza gelen seri üretim modeller, hibrid olanlar dahil büyük ihtimal 5-10 sene öncesine ait olabilir. Ancak gerçek çok daha farklı. İlk elektrikli otomobil 1884 yılında Londra’da ortaya çıkmıştı. İngiliz mühendis Thomas Parker tarafından geliştirilen araç, Lonra sokaklarını sessiz ama gösterişli bir şekilde arşınlamayı başarmıştı.

Atlı arabalardan otomobile geçiş beklenenin aksine hızlı bir şekilde gerçekleşmişti. Hatta II. Abdülhamit tarafından İngiltere’deki Messrs Immisch & Co şirketine sipariş edilen bir elektrikli otomobil İstanbul’a getirildiğinde tarihler 1888’i gösteriyordu.

Thomas Parker tarafından 1884'te üretilen ilk elektrikli otomobil
Thomas Parker tarafından 1884’te üretilen ilk elektrikli otomobil

1900’lerin başlarına gelindiğindeyse dünyadaki elektrikli otomobil sayısı 30 bini bulmuştu. Öyle ki, ABD’de o tarihte kullanımda olan araçların yüzde 40’ı buharla çalışırken, yüzde 38’i elektrikle, yüzde 22’si ise motorinle çalışıyordu. Bugün pek çok büyük üretici elektrikli otomobil çağını 20. yüzyılın sonları gibi telaffuz etse de geçmişi atlamamakta fayda var. Yine aynı tarihlerde bu tip araçların Philedalphia’nın sokaklarında taksi olarak çalıştığını da ekleyelim.

Elektrikli otomobillerin, bu avantajını içten yanmalı motorlara terketmesinde pek çok faktör bulunuyor. Araçlarda kullanılan pillerin değişiminin zahmetli olması, benzinli araçlara çok daha hızlı yakıt doldurulabilmesi öne çıksa da, asıl sebebi Ford’un seri üretimle fiyatları ve maliyetleri aşağı çekmesi olarak görmek doğru bir yaklaşım olacaktır.

Yeniden doğuş

Fosil yakıtlar, adı üzerinde sınırlı ve tahminlere göre 2050’ye kadar tamamen bitecek olan kaynakları temsil ediyor. Hem bu hem de çevrenin korunması bilincinin artmasıyla alınan kararlar, 90’ların sonu, 2000’lerin başlarından itibaren elektrikli otomobilleri yeniden hayatımıza soktu.

Bugün üreticilerin portföylerine bakıldığında hemen hepsinin elektrikli otomobil ürettiği görülüyor. Toyota’nın “Gezegenin en çok sevdiği otomobil” sloganıyla duyurduğu ve sürekli yenilenen Prius’la başlattığı hibrid model akımı, elektrikli otomobil çağının yeniden başladığını haber veriyordu. Öncesinde de, özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası bazı çalışmalar yapılsa da ikinci başlangıç için 1990’ların sonu daha uygun bir tarih olacaktır.

Günümüzde elektrikli araç pazarı

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) düzenli olarak güncellediği EV Outlook raporu, dünyadaki elektrikli araç popülasyonun hangi noktada olduğunu da gösteriyor. Kurumun 2014 sonu verilerine göre hazırladığı güncel değerlere göre dünya genelinde 665 bin elektrikli araç bulunuyor. Ancak bu araçların sadece otomobil olmadığını, elektrikli otobüsler ve diğer ticari araçların da dahil edildiğini söyleyelim.

2014 sonu itibariyle Dünya Elektrikli Araç Pazarı. Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı
2014 sonu itibariyle Dünya Elektrikli Araç Pazarı. Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı

IEA’nın raporuna göre dünyada bu araçların en yaygın kullanıldığı ülke Çin. Ülkede 2014 sonunda toplam 83 bin elektrikli otomobil bulunurken, elektrikli otobüs sayısı ise 36 bin 500. Ayrıca 230 milyon elektrikli bisiklet de Çin’in sektöre olan etkisini göstermekte.

Toyota ve Tesla rekabeti sektörün gideceği yönü belirleyecek

Elektrikli otomobillerdeki bu gelişim son yıllarda ABD’li Tesla Motors’un popülerliğini arttırmasıyla yeniden gündeme geldi. Ancak dünyanın kalanı da rekabette geri adım atma niyetinde değil. Özellikle de Prius’la sektörün hafızasını tazeleyen Toyota’nın.

Geçen yıl, daha önce konsept olarak duyurduğu Mirai modelini seri üretime geçireceğini açıklayan Toyota, Aralık 2014’te Japonya’da aracın satışına başlamıştı. Özel geliştirilen yakıt hücresi sayesinde hidrojeni elektrik enerjisine çevirebilen Mirai, sonbaharda ABD’de, planlarda bir değişiklik olmadığı takdirde de aynı tarihte İngiltere, Almanya ve Danimarka’da satılmaya başlanacak.

Toyota yetkililerinin açıklamalarına göre aracı satın almak isteyenler için belirlenen ABD fiyatı 57 bin 500 dolar. İlk başta 35 bin dolara alınabilen Tesla Model S’e oranla pahalı gibi dursa da Mirai’nin önemli avantajları bulunuyor.

Bu avantajların en başında Mirai’nin Tesla’ya oranla daha uzun bir menzil sunması yatıyor. Tesla Model S, tek şarjla maksimum 435 kilometre yol alabilirken, Mirai, 500 kilometrenin üzerine çıkmayı başararak en uzun menzile sahip elektrikli araç olmayı başarıyor.

Yakıt değil ama enerji dolum sürelerinde ise Mirai küçük bir farkla önde. Tesla, 2016’da Türkiye’de de görmeye başlayacağımız özel Tesla Supercharger istasyonlarında hızlı bir değişim sunarken, Mirai de sadece 3 dakikada yakıt hücresi deposunu hidrojenle doldurabiliyor. Aracı yanaştırmanız, pompanın hazırlanması derken tüm süreç için 5 dakika yeterli oluyor. Yani benzinli bir araçla neredeyse aynı. Ancak bu kriterde Toyota’nın eli şimdilik biraz daha zayıf görünüyor. Tesla Motors’un halen sadece ABD’de Temmuz 2015 itibariyle 459 istasyonu bulunuyor. Toyota ise piyasada başka seri üretim yakıt hücreli araç olmadığı için bu konuda yolun başında. Ancak yapılan açıklamaya göre sadece Kaliforniya’da yıl sonuna kadar 25 dolum istasyonu açılacak.

Tesla Motors'un 2016 sonunda Avrupa'da açacağı şarj istasyonlarının yerleri.
Tesla Motors’un 2016 sonunda Avrupa’da açacağı şarj istasyonlarının yerleri. Kaynak: Tesla Motors

Toyota, Mirai için 8 yıl ya da 100 bin mil (yaklaşık 160 bin kilometre) garanti vereceğini de duyurdu. Bu garanti, aracın yakıt deposu da diyebileceğimiz yakıt hücresi tankı, güç kontrol ünitesi, bataryalar gibi yan ekipmanları da kapsıyor.

Toyota Mirai, ayrıca kiralama yoluyla da satılacak. Şirketin bu konuda belirlemiş olduğu tarife 3 yıllık bir sözleşme için ayda 499 dolar. Türkiye’de bu bütçeyle bir filo kiralama şirketine gittiğinizde size sunulacak alternatiflerin Renault Clio, Fiat Linea ya da Peugeot 301 gibi giriş seviyesi araçlar olduğu düşünüldüğünde vergilendirmenin etkisi daha net ortaya çıkıyor.

Türkiye’de kaça gider?

Tesla Motors’un S ya da X modellerini 2016’da Türkiye’de görmek şaşırtıcı olmayacak. Çünkü şirketin yol haritasında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya gibi şehirleri kapsayan bir bölgede çok sayıda Tesla Supercharger dolum/değişim istasyonu kurulması yer alıyor. Şirket ayrıca Türkiye’deki çalışanları için de şimdiden arayışlara başlamış durumda.

Yakıt hücreli Toyota Mirai'nin teknik altyapısı
Yakıt hücreli Toyota Mirai’nin teknik altyapısı

Toyota ise, uzun yıllardır Türkiye’de olan ve Adapazarı’ndaki fabrikasında ürettiği araçları dünyanın pek çok ülkesine ihraç eden bir şirket. Ancak Türkiye ilgisi ne kadar yüksek olursa olsun Mirai’yi özel projeler dışında yollarda görme ihtimalinin zayıf olduğunu söyleyebiliriz. Bunun arkasında ise Türkiye’deki otomobil vergilerine ait oranların dünyanın geri kalanında olduğu gibi emisyon oranlarına göre değil, silindir hacmine göre yapılıyor olması. Tamamen elektrikli otomobiller için nispeten düşük bir vergi oranı yürürlükte olsa da, geçiş dönemi araçları diyebileceğimiz benzinli ve elektrikli motora sahip hibrid araçlar bu indirimli vergi oranından faydalanamıyor. Diğer yandan otomotiv sektöründeki yüksek vergiler nedeniyle Mirai’nin tahmini fiyatının minimum 200 bin TL civarında olacağını söylemek mümkün.

Hidrojenin şansı ne kadar?

Mirai’nin geleceği nokta, hidrojen yakıt hücreli otomobillerin pazarda ne kadar tutunabileceğini de gösterecek. Kullanıcılar elektrikli otomobillere alışmaya başlasa da yakıt hücresi bilinmezliğini korumaya devam ediyor. Çevreci otomobil noktasında standart elektrikli araçların daha fazla üretici tarafından tercih ediliyor olması hidrojenle çalışan ve egzosundan sadece su buharı çıkan otomobillerin yaygınlaşmasını biraz geciktirebilir.