Kadın girişimcilerin Türkiye ve dünyadaki yeri

507

17 Ekim 2015 tarihinde Türkiye’de kadınların iş dünyasındaki durumunun gelişmesini amaçlayan önemli bir etkinlik düzenlendi: W20 Summit. Uluslar arası G20 platformunun bir alt organizasyonu olarak şekillenen W20’yi, bu alanda atılmış en önemli küresel adımlardan biri olarak nitelemek mümkün.

Temelleri 1975 yılında Fransa’da düzenlenen, ABD, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Almanya ve Japonya’nın katıldığı bir toplantıda atılan G7, Eylül 1999’da Washington’da düzenlenen bir toplantıyla G-20 olarak genişlemişti. Bugün G20’yi temsil eden ülkeler dünya ekonomisinin yüzde 85 gibi ciddi bir payına sahipken, dünya ticaretinin de yüzde 80’ini gerçekleştiriyor. Temsil edilen nüfus ise toplam dünya nüfusunun üçte ikisi. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu G20 ülkelerinin dönem başkanlığı şu an Türkiye’de ve bu yılki toplantı da Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek. Üye ülkeler haricinde Türkiye dönem başkanı olarak daimi davetli olarak İspanya’yı, küresel finans merkezlerinden biri olması nedeniyle Singapur’u, ASEAN Dönem Başkanı sıfatıyla Malezya’yı, Afrika Birliği Dönem Başkanı sıfatıyla Zimbabwe’yi ve NEPAD Dönem Başkanı sıfatıyla da Senegal’i Antalya’ya davet etmiş durumda. Ancak toplam ülke sayısının daha yüksek olacağını belirtmek gerek, zira Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin çoğu G20’de tek bir ülkeymişcesine temsil ediliyor. Tüm dünyadan gelmesi beklenen gazeteci sayısı ise 3 bin…

W20 nedir?

İşte W20 (Women 20); tıpkı B20 (Business 20), C20 (Civil 20), L20 (Labor 20), T20 (Think 20), Y20 (Youth 20) gibi bu küresel ağın önemli alt organizasyonlarından biri olarak yerini aldı. Grubun temel amacı, kadınların iş dünyasındaki ve ekonomideki rolünü güçledirmek için çalışmalarda bulunmak, bu kapsamda organizasyonlar düzenlemek ve fikirler geliştirmek. İş dünyasında kadınların aleyhine bulunan maaş, terfi adaletsizlikleri ile kadınların çalışma saatlerine yönelik esneklik getirilmesi gibi konular W20’nin dikkat çekeceği noktalar olarak öne çıkıyor.

Yapılan pek çok araştırma, kadınlara çalışma yaşamında erkeklere oranla negatif yaklaşıldığını kanıtlıyor. Elbette iyileşmeler mevcut ama global görünüme bakıldığında bu net olarak görülebiliyor. Bu durumu iyileştirmenin yollarından biri de kadın girişimciliğine yönelik destek ve çalışmaların artması.

Geçen yıl yayınlanan bu video, W20’nin kurulma sebeplerini özetliyor.
 

Kadın istihdamı dünya ekonomisine milyarlarca dolar kazandırabilir

Türkiye’de kadın girişimciliği denildiğinde akla gelen ilk sivil toplum kurumlarından biri olan KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) uzun yıllardır bu konuyu gündeme taşımak için çalışıyor. Derneğin 8 Ekim 2015 tarihinde düzenlediği basın toplantısında konuşan KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, dünya ekonomisinin değerlendirilmeyen en büyük kaynağını kadınlar olarak niteliyor. Oktar, dünyada kadın istihdamındaki yüzde 1’lik bir artışın, gayrı safi milli hasılada 80 milyar dolarlık bir artış olarak yansıdığına dikkat çekiyor.

Konuya dair farkındalığın ülkelerin üst düzey yöneticilerinde bulunduğunu söylemek mümkün. Örneğin W20 Zirvesi’nin açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 ülkelerinde kadınların iş gücüne katılımının yüzde 58 olduğunu, buna karşın erkeklerin katılımında yüzde 86’lık bir oran olduğuna dikkat çekiyor. Erdoğan, “Dünya genelinde ve Türkiye’de, KOBİ’lerin önemli bir bölümünün kadınlara ait olduğunu veya kadınlar tarafından yönetildiğini de özellikle belirtmek istiyorum.” yorumunu yaparken, G20 dönem başkanlığında bunu öncelikli konu olarak ele aldıklarını ifade ediyor.

Girişimci mi personel mi?

Burada önemli bir ayrıntıya dikkat çekmek gerekiyor. O da, kadınların girişimci olarak iş dünyasında yer almalarıyla, çalışan olarak istihdam istatistiklerinde bulunmaları arasındaki fark. KAGİDER’in TÜİK’e ait Haziran 2015 tarihli verilerinden yola çıkarak paylaştığı oranlara göre kadınların istihdama katılım oranı yüzde 28,6. Kadınlar kayıt dışı istihdam oranında ise yüzde 48,1’lik bir oranla temsil ediliyor. Yine aynı istatistiklere göre işgücüne dahil olmayan kadın nüfusu 19,8 milyon. Detaylarda ise yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 72,2 olduğu görülüyor.

Ancak eğitim seviyesi artsa da, her 10 kadından yalnızca 1’i, şirketlerde üst seviye yönetici olarak görev alabiliyor. KAGİDER, kadın – erkek eşitsizliği oranının erkeklerin lehine yüzde 20 olduğunu açıklıyor. Sanem Oktar bir orana daha dikkat çekiyor: “Türkiye’de eğer kadınlar ve erkekler ekonomiye eşit katılsaydı, kişi başına düşen gayri safi milli hasıla yüzde 30 daha büyük olacaktı.”

KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, McKinsey Global Institute tarafından hazırlanan cinsiyet eşitliği raporuna da dikkat çekiyor. 2025’e kadar kadın ve erkek istihdamı arasındaki farkı yüzde 25 azaltmayı amaçladıklarını açıklayan Oktar şu yorumu yapıyor: “Kadınların iş dünyasında erkekler ile eşit hak ve fırsatlara sahip olması ve potansiyellerinin tamamını gerçekleştirmeleri durumunda, ülkelerin 2025 yılında GSYH’larına 28 trilyon dolar (yüzde 26) katkıda bulunabileceğini ortaya koyuyor. Bu, bugünkü Amerika ve Çin’in ekonomilerine eşdeğer bir büyüklük. 2025’te 3 milyon kadını istihdama katmak ve kadın istihdamını en az yüzde 41 seviyelerine çıkarmak için kız çocuklarının eğitimde olması son derece önemli. 2025 hedeflerine ulaşılmasının; eğitim, istihdam ve girişimcilik döngüsünün (3E: education, employment, entrepreneurship) sağlandığı bir ortam yaratılabilmesine bağlı olduğuna inanıyoruz.”

Ülkeler kadın girişimciye nasıl yaklaşıyor?

Dünyada kadın girişimciliğine yönelik en yeni araştırmalardan biri Dell sponsorluğunda gerçekleştirilen “Global Women Entrepreneur Leaders Scorecard” başlıklı çalışma. Bu yıl gerçekleştirilen araştırmada aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 31 ülke çeşitli kriterlere göre değerlendirilmiş. Beş ana başlık ve 21 alt kriter altında toplanan kriterler ekosistem, AR-GE, sermaye yeterliliği gibi konuları içeren iş çevresi; KOBİ desteği, eğitim ve internet erişimi gibi konularda pozitif ya da negatif ayrımcılık yapılıp yapılmadığı; terfi olanakları ve çeşitli yan hakların bulunup bulunmadığı; girişimciliğe giden yolda engellerle karşılaşıp karşılaşılmadığı ve potansiyel girişimcilere sunulan destekler olarak sıralanıyor. Kullanılan veriler Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Bankası, Uluslararası Çalışma Örgütü gibi kurumlardan sağlanmış.

Her ülkenin 100 üzerinden puanlandığı araştırmaya göre “iş çevresi” başlığının en başarılı ülkeleri 81’er puan alan İsveç ve ABD. Bu ikiliyi küçük bir farkla Japonya, Almanya ve İngiltere izliyor. Türkiye, bu kriterde 38 puanla 15. sırada bulunuyor.

İkinci ana başlık olan cinsiyet ayrımcılığı olup olmadığında ise liderlik 98 puanla İngiltere’nin. Yani neredeyse hiç ayrım bulunmuyor. İsveç, Avustralya, ABD ve Kanada ilk 5’teki diğer ülkeler. Türkiye ise 42 puanla 19. sırada kendine yer buluyor.

Terfi durumu ve sunulan haklar konusunda ise 86 puanlı ABD’nin ilk sırada olduğu görülüyor. 83 puanlı Kanada ikinci, 82 puanla Jamaika üçüncü sırada. İsveç, Fransa, Panama ve Avustralya 81’er puanla takipte. Türkiye ise 35 puanla ancak 26. sırada yer alabiliyor.

Dördüncü kriter olan girişimciliğe giden yolda engellerle karşılaşıp karşılaşılmadığında ise gelişmiş ülkelerin geride kalması dikkat çekiyor. Nijerya 97 puanla listenin zirvesinde, ikinci sıradaki Gana ise 82 puanla onu izliyor. 76 puanlı Jamaika üçüncü, 74 puanlı Peru dördüncü sırada. Meksika, Şili, Uganda, Çin, Panama ve Brezilya ilk 10’u oluşturan diğer ülkeler. Türkiye, bir üst kriterde olduğu gibi 26. sırayı alıyor.

Son kriter olan ve potansiyeli açığa çıkartmak olarak da tanımlayabileceğimiz kriterin ilk sırasında 65 puanla Avustralya var. ABD, Kanada ve Polonya bu ülkeyi izliyor. Türkiye, araştırmadaki en yüksek sıralamasını da bu kriterde elde ediyor. 50 puanla beşincilik…

31 ülke arasında 24. olan Türkiye’nin yeri, kritere göre 5 – 26 arasında değişiyor.

Araştırmanın tümüne ulaşmak ve interaktif grafikleri görüntülemek için görsele tıklayın.

Türkiye’de kadın girişimci profili

Ülkemizdeki kadın girişimcilerin profili konusunda KAGİDER’in açıklamalarına bakmakta fayda var. Buna göre Türkiye’de kadın girişimcilerin oranı yalnızca yüzde 8. Sayı ise 109 bin. Alt detaylara bakıldığında yüzde 61’inin üniversite ya da yüksek lisans diplomasına sahip olduğu, yüzde 84’ünün daha önceden bir iş deneyimi edindiği görülüyor. Kadın girişimcilerin yüzde 45’i 25-34 yaş arasında, yüzde 32.9’u ise 35-44 yaş arasında girişimcilik yoluna giriyor.

G20 ülkeleri arasında Türkiye’nin durumu

Kadınların işgücüne katılımını diğer ülkelerle karşılaştırmak içinse Doğruluk Payı‘nın Ekim ayı başında yayınladığı araştırma karşımıza çıkıyor. Buna göre Türkiye yüzde 32.3 ile Suudi Arabistan ve Hindistan’ın önünde yer alırken ancak sondan üçüncü olabiliyor. Diğer yandan 2002’de bu oranın yüzde 27.9 olduğu görülüyor. G20 grubu içinde en yüksek pay Çin (yüzde 63.7), Rusya (yüzde 63.1) ve Kanada’nın (yüzde 61.7).

Kadın girişimcilere verilen destekler

KAGİDER’in Garanti Bankası ve Ekonomist Dergisi ile birlikte gerçekleştirdiği Kadın Girişimci Yarışması bu alandaki önemli çalışmalardan biri. Bu yıl dokuzuncu kez gerçekleştirilen yarışmaya 30 bin kişi, yani toplam kadın girişimcilerin neredeyse üçte biri katılmış. Kazanan isim ise 18 Kasım 2015 tarihinde düzenlenecek bir törenle açıklanacak.

Kadın girişimcileri destekleyen bir diğer çalışma ise TEB tarafından başlatıldı. KOBİ bankacılığı kapsamında kadın patronlara yönelik bir girişim oluşturan TEB, bu kapsamda TEB Kadın Akademisi adıyla ülkenin dört bir yanındaki kadın patronlara ulaşarak işlerini geliştirmek için ihtiyaç duydukları bilgiyi sağlamak ve onları iş dünyasının başarılarıyla ilham veren kadınlarıyla buluşturmayı amaçlıyor. TEB KOBİ Bankacılığı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür Vekili Turgut Boz, ilkini İstanbul’da gerçekleştirdikleri TEB Kadın Akademisi etkinliğini diğer illerde de düzenleyeceklerini açıklıyor.

Bankalar haricinde KOSGEB‘in de özel bir program olmasa da sunduğu ek destekler bulunuyor. Örneğin yeni girişimci desteği için KOSGEB’e başvuran kadın girişimciler erkek adaylara göre daha fazla destek alıyor. KOSGEB’in geri ödemesiz işletme kuruluş desteği; kuruluş dönemi makine, teçhizat, ofis donanım ve yazılım desteği; işletme giderleri desteği ile geri ödemeli sabit yatırım desteği kadın girişimciler ile gazi, birinci derecede şehit yakını ve engelli girişimciler için girişimin bulunduğu bölgeye göre yüzde 90’lara çıkabiliyor. Bu oran, üstteki kriterler dahil olmayan erkek girişimciler için bölgeye göre yüzde 60 ila 70 seviyesinde bulunuyor.

Manşet görseli: picjumbo