Dünya Ekonomik Forumu’nun öne çıkan gündemi: Endüstri 4.0

5703

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), küresel ekonomi ve iş dünyasıyla ilgili hazırladığı sayısız raporuna bir yenisini daha ekledi. “The Future of Jobs” adlı rapor çalışanların hangi alanlarda daha yetenekli olması gerektiğini de açıklayarak geleceğin iş dünyası temsilcilerine yol gösteriyor. Dokuz ana grupta onlarca farklı alt başlığın ele alındığı 167 sayfalık rapor, 2020’ye kadar olan dönemde iş dünyasının ülkeler bazında nasıl değişeceğini de ortaya koyuyor.

Bu yılki raporun temelinde artık iyice yaygınlaşmaya başlamış olan Endüstri 4.0 bulunuyor. 1800’lerin sonundaki sanayi devriminin ardından her geçen gün gelişen teknoloji bu kez iş dünyasını çok daha fazla saracak gibi. Çünkü artık endüstri ve teknolojinin içiçe geçtiği bir dünyadayız ve endüstri denince akla sadece mühendisler gelmiyor. Farklı mesleklerde çalışanların da bu yeni dünyaya adım atması gerekmekte.

Raporda elbette sadece Endüstri 4.0 yok. Ancak görüş alınan sektör yöneticilerinin ortak görüşü bu kavramın öne çıkmasına neden oluyor. Araştırma, dünya genelinde ilaç, tarım, perakende, enerji, finans, sağlık, bilgi teknolojileri, medya, otomotiv, havacılık gibi farklı sektörlerden şirketlerin yöneticileriyle gerçekleştirilmiş. Bu yöneticilerin temsil ettiği çalışan sayısının 13 milyonun üzerinde olması araştırmanın doğruluğunu güçlendiren önemli bir etken.

Bazı sektörlerde çalışan sayısı azalacak

Araştırmanın dikkat çeken bölümlerinden biri, sektörlere göre çalışan sayısının nasıl bir değişimle karşı karşıya kalacağını öngörmesi. Teknoloji ve robotların kısmen de olsa çalışanların yerine geçmesi burada etkisini gösteriyor. Örneğin ofis yönetiminin –sadece teknoloji değil- mobil çalışanların artmasının da etkisiyle en büyük kayba uğrayan alan olması bekleniyor. Sayılarla gidersek 2015-2020 arasındaki dönemde yaklaşık 5 milyon kişi. Diğer yandan üretimde çalışan, mavi yakalı diyebileceğimiz kesimde de 1,5 milyonun üzerinde bir azalma öngörülüyor. Bu ikisini inşaat ve yan dalları yaklaşık 500 bin kişiyle; sanat, eğlence ve medya çalışanları ise 151 bin kişiyle takip ediyor. Hukuk da azalma olması beklenen alanlar arasında gösteriliyor. Diğerleri kadar olmasa da dünya genelinde 100 binden fazla çalışanın artık bu alanda çalışamayacağı öngörülüyor.

Elbette madalyonun iki yüzü var ve üsttekilerin aksine çalışan sayısında ciddi artış olacak alanlar da mevcut. Bunların ilk sırasında yaklaşık 500 bin kişi ile finans geliyor. Yönetimin gücünü koruyarak 400 binden fazla yeni çalışana sahip olacağı öngörülüyor. Bilgisayar ve matematik bilimleriyle ilgili dallarda da hemen hemen aynı oranda bir artış söz konusu. Mimarlar ve mühendisler de şanslı olan isimlerden, aynı şekilde satış ve pazarlama alanındakiler ile eğitim sektöründe de pozitif bir gelişme bekleniyor.

Öngörülen tablodaki alt başlıklara baktığımızda medya ve eğlence sektöründe büyük veri üzerine çalışanların her yıl ortalama yüzde 8 artışla ilk sırada olduğu görülüyor. Eğer hızlı kentleşme karşısında altyapı çözümleri sunan biriyseniz yüzde 7 ile ikinci sıradaki gruptasınız demektir. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde gençlere yönelik finansal servisler alanındaysanız yıllık ortalama çalışan sayısı artışı yüzde 6,25. Eğer bilgi ve iletişim sektöründe büyük veri yönetimi ve analizi sizin alanınızsa yüzde 5’lik artış diliminin içinde yer alabilirsiniz. Bilgi ve iletişim teknolojileri aynı zamanda mobil internet, bulut teknolojileri, tüketici hakları, teknolojide yeni enerji kaynakları, nesnelerin interneti gibi alt başlıklarıyla dokuz ana grup içinde çalışan sayısını en fazla artmasının beklendiği yer.

Birkaç örnek daha paylaşalım. Robotik, ulaşımda otonom sistemler, yapay zeka, 3 boyutlu yazıcılarla endüstriyel üretim gibi alanlarda da artış bekleniyor. Finans sektöründeyseniz teknolojiyle çok daha içli dışlı olacağınız kesin. Çünkü bu alanda da büyük veri uygulamaları, paylaşım ekonomisi, crowdsourcing (Kickstarter benzeri kitle fon bulma araçlarını aklınıza getirebilirsiniz) raporda öne çıkartılmış ve geleceğin iş dünyası temsilcilerinin bilgi sahibi olurlarsa avantaj sağlayacağı konular olarak sıralanıyor.

Türkiye’de durum nasıl?

Dünya Ekonomik Forumu, raporda Türkiye’yle ilgili özel bir sayfa da hazırlamış. Yalnızca ABD ve İngiltere değil, Avustralya’dan Brezilya’ya, Çin’den Fransa’ya, Almanya’dan Hindistan’a kadar dünya ekonomisinde öne çıkan ülkelerin aynı metotla değerlendirilmesi, Türkiye’deki şirketlerin global rekabetteki yaklaşımını da öne çıkartıyor.

Buna göre Türkiye’de sektörleri etkileyen trendler sıralamasında en başta çalışma ortamındaki değişiklik ve esnek çalışma yöntemleri var. Avustralya, Fransa, Hindistan, İtalya, Japonya, Meksika ve  ABD’deki tercihler de bu alanı ilk sıraya yerleştiriyor.

Mobil internet, bulut teknolojileri, orta sınıfın ekonomideki konumu, jeopolitik gelişmeler, genç nüfus Türkiye için öne çıkan diğer alanlar. Ancak başka ülkelerin gündeminde ilk sıralarda bulunan iklim değişikliği ve doğal kaynaklar, büyük veri teknolojileri ile paylaşım ekonomisi ve kitle fonlamada aynı oranda gelişim beklenmiyor.

Örneğin Almanya’da en etkili trend olarak mobil internet ve bulut teknolojileri gösteriliyor. Bu konu, orta sınıfın ekonomideki rolüyle birlikte ilk sırayı paylaşıyor. İklim değişikliği ve doğal kaynaklar üçüncü sırayı alırken Türkiye’nin de aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerde ilk sırada olan çalışma ortamı Almanya’da ancak dördüncülüğü alıyor.

Ortadoğu’daki körfez ülkelerine baktığımızda ise ilk sırayı yeni enerji kaynakları ve teknolojileri alıyor. Mobil internet ve bulut teknolojileri ikinci sırada. Çalışma ortamı üç, genç nüfus dördüncü sırayı alırken iklim değişikliği ve doğal kaynaklara ait konuların bu ülkelerin öncelikli gündeminde olmadığı görülüyor.

Doğal kaynakları ve iklim değişikliğini ön planda tutmayan bir diğer ülke ise Çin. Dünyanın en fazla nüfusa sahip ülkesinde orta sınıfın durumu 2020’ye kadar olan dönemde ilk sırada olacak gibi görünüyor. Çalışma ortamlarındaki değişim ikinci sırada. Büyük veri üç, mobil internet ve bulut teknolojileri dördüncü sırada yer alırken nesnelerin interneti ve paylaşım ekonomisi Çin ekonomisini etkileyecek unsurlar arasında beşinciliği paylaşıyor.

Ancak nesnelerin internetinin daha ön planda olduğu başka bir ülke var: Japonya. Ülkede çalışma ortamına ait konular yüzde 50 ile ilk sırada. Mobil internet ve bulut teknolojileri onu takip ediyor. Nesnelerin interneti yüzde 26’lık oranla üçüncü. Japonya’nın önemli bir farkı daha var. Nüfusta yaşlıların oranının yüksek olması, diğer ülkelerdeki genç nüfusun aksine bu ülkede yaşlı nüfusun iş dünyasındaki rolünün daha fazla öne çıkmasına neden oluyor.

Davos’ta da Endüstri 4.0 konuşulacak

Türkiye’de farklı şekillerde medyada kendine yer bulsa da dünya ekonomisine yön veren en önemli etkinliklerden biri olan Davos’un bu yılki ana gündemlerinden biri Endüstri 4.0. Davos’a gelecek olanlar, dört gün sürecek organizasyonda 10 farklı oturumda Endüstri 4.0’ı da içeren konuşmaları takip edebilecek. Bu konuşmalar doğrudan endüstrideki dönüşümü tanımlamakla birlikte aralarında yapay zeka, robotlar, Afrika’nın geleceği gibi konularda da gerçekleştirilecek.

Manşet görseli: Freepik