Biyometrik ürünler pazarı 50 milyar dolara gidiyor

876

Göz yapımız, parmak izimiz, avcumuzun içindeki damarlar, kulak yapımız ve daha fazlası… Her insanı diğerlerinden farklı kılan biyometrik sistemler güvenliğin gerektiği her alanda yaşamımızdaki ağırlığını artırıyor. Bu ağırlığın ABD doları cinsinden değeri ise 50 milyara doğru hızla yaklaşıyor.

Teknolojinin hayatlarımıza müdahelesinde sıradaki adım biyometrik sistemlerin yaygınlaşması olacak. Bugün bile güvenlik amacıyla yaygın olarak kullanılan bu sistemler ve uygun cihazlar varlığını hissettirme konusunda oldukça istekli. Cep telefonumuzu veya bilgisayarımızı açarken parmak izimizle dokunuyor, iris tanıma sistemleriyle gözümüzü bir kameraya yaklaştırıp kapıların, turnikelerin açılmasını sağlıyor; hatta avuç içi damar izimizle hastanelerde sağlık kontrolüne giriyoruz. Yine bu sistemlerle alışveriş yapmaya ise Apple’ın Touch ID özelliğiyle başlandı bile.

Tümü biyometrik güvenlik sistemleri olarak adlandırılan bu teknolojiler artık sadece tek başlarına değil, hibrid bir yapıyla birden fazla kontrolün aynı anda gerçekleştirilmesini de sağlıyor. Örneğin cep telefonumuzun ekranına bakarken, telefonun kamerası göz yapımızı kontrol ederken, kulağımıza götürdüğümüzde ise aynı kamera bu kez kulak yapımızdan doğru kişi olup olmadığımızı tespit edebiliyor. Açıkçası bunun bir sınırı yok ve DNA analiz eden sistemlerin geliştirilmesiyle de uç noktasına ulaşacak.

Bu kadar yaygın kullanım alanına sahip olan biyometrik sistemler pazarı da hızla gelişiyor. WinterGreen Research’ün Ekim ayı başında yayınladığı “Biometrics: Technology Markets That Grow and Change Rapidly” başlıklı rapor, ilgili pazarın büyüklüğünün 50 milyar dolara yükseleceğini ortaya koyuyor.

Terör saldırıları pazarı büyütüyor

Araştırmaya göre bu hızlı yükselişte mobil cihazların yaygınlaşması kadar küresel ölçekteki güvenlik ihtiyaçlarının artması da etkili. Örneğin terör saldırılarını önleme amaçlı olarak havalimanlarına yerleştirilen bu sistemler önemli bir nokta olarak belirtiliyor. Bununla birlikte e-pasaportlar, yine elektronik ehliyetler, dijitalleşmiş nüfus cüzdanlarının doğru bir çizgide gelişebilmesi için biyometrik sistemlerin varlığının kritik olduğu da ifade ediliyor.

FBI’ın Ağustos 2015’te açtığı Biyometrik Teknolojiler Merkezi

Tabii tek sebep terör değil, giyilebilir cihazların sayılarının hızla artması, yine bu cihazların yakın gelecekte deri altına yerleştirilecek olması da bir başka faktör olarak tanımlanıyor. FBI’ın Ağustos 2015’te bu alanda çalışan yeni bir Biyometrik Teknolojiler Merkezi açtığını da ekleyelim.

2014’te 7 milyar dolardı

WinterGreen Research’ün araştırmasında global biyometrik ürünler pazarının 2014’te 7 milyar ABD doları seviyesinde olduğu belirtilmiş. 2021 içinse öngörülen pazar büyüklüğü 44.2 milyar ABD doları. Bu da, 6 kattan fazla bir artış anlamına geliyor.

1000 sayfayı aşan uzunluğa sahip rapor, pazarı etkileyen dört ana başlığa dikkat çekiyor: Kanuni yaptırımlar, sınır kontrollerinde biyometrik sistemlerle desteklenen kimlik kartlarının kullanımı, iş dünyasında çalışma alanlarına girişler ile tüketicilerin kimlikleri…

Diğer araştırmalar ne diyor?

Pazarın büyüklüğü, farklı araştırma şirketlerinin de ilgisini üstüne çekmesini sağlamış durumda. Güncel raporlardan biri olan ve BIS Research tarafından hazırlanan araştırmaya göre pazar 2014’te 10 milyar dolar sınırını aşmıştı. Aynı rapordaki beklenti 2020 için 25.3 milyar dolarlık bir büyüklüğü işaret ediyor.

Bir başka araştırma şirketi Tractica’nın raporuna göreyse, 2015-2024 döneminde biyometrik güvenlik sistemleri ürünleri için 67 milyar dolarlık bir harcama yapılacak. Rapora göre en büyük paya sahip ülkeler Asya Pasifik bölgesinden çıkacak.

Tractica’nın bir başka araştırmasında, 2021’e gelindiğinde tüm dünyada 1 milyardan fazla biyometrik güvenlik sistemine sahip cihaz olacağı yönünde. Bu sınıftaki mobil cihazlar kaynaklı gelirlerin 2014’te 249 milyon dolar seviyesinde olduğunu kaydeden Tractica analistlerine göre 2024’e gelindiğinde bu segmentten elde edilen gelir 3.5 milyar dolara yükselecek.

Asya Pasifik bölgesinin önde olacağını öngören bir başka şirket ise 6Wresearch. Şirket Çin, Japonya ve Güney Kore’deki hacme dikkat çekerken, Tractica’dan farklı olarak 2020’de Kuzey Amerika’nın bu alandaki liderliği alacağını öngörüyor. Şirketin tahminleri 2020’de 21.9 milyar dolarlık bir büyüklüğü işaret ediyor.

1.4 milyar cihaz parmak izimizi tanıyacak

Daha bilinen araştırma şirketlerinin raporlarına bakıldığında da benzer bir tablodan söz etmek mümkün. Örneğin IHS Technology’nin 2014 tarihli bir raporuna göre parmak izi okuyuculu ürünlerin oluşturduğu pazar 2020’de 1.7 milyar dolara yükselecek. Aynı rapor, yine 2020 için parmak izi okuyucusuna sahip telefon ve tabletlerin sayısının ise 2014’teki 317 milyondan, 2020’de 1.4 milyar adede çıkacağını öngörüyor. IHS Technology’nin raporunda dikkat çeken önemli bir nokta daha var. O da parmak izi okuyucu alanında üç firmanın pazara hükmetmesi. Buna göre pazarın yüzde 98’i Apple’ın Authentec, Synaptics’in Validity şirketleri ile Fingerprint Cards AB arasında paylaşılıyor. Aynı raporda 14 şirketin daha bu alanda Ar-Ge çalışması yaptığına da değiniliyor.

Sağlık sektöründeki hareketlilik dikkat çekiyor

Biyometrik güvenlik teknolojilerinden faydalanan sektörler arasında sağlığın ön sıralarda olduğu bir gerçek. Araştırmalar da bunu doğruluyor. Yine Tractica’nın Ağustos 2015 tarihli bir raporu, sağlık endüstrisindeki biyometrik sistemler pazarının 2024’te 3.5 milyar dolara çıkacağını belirtiyor. Aynı raporda, sağlık sektörü özelinde 10 yıllık toplam pazar büyüklüğü ise 12.5 milyar dolarak açıklanmış.

Manşet görseli: Freepik